Sağlık Tube
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Son Makaleler


  • Hafta Hafta Gebelikte tüm haftalar

    1.Hafta: Henüz hamile olmadığınız haftadır. Adet olduğunuz ilk gün hamile kaldığınız gün olarak sayılır. Vücut kendini yeni hazırlamaya başlar. Döllenme sırasında cinsel ilişki olduysa eğer gebe kalmak kaçınılmaz olur. Hamile olduğunuzu 3. Haftadan sonra öğreneceksiniz.

     

    2.Hafta: Henüz hamile olduğunuzu bilmiyorsunuz. Aslında vücutta hormonlar çok büyük değişikliklere uğruyor ama siz bunun fakında olmuyorsunuz.  Bu haftada Hamileliğinizin henüz farkında olmadığınız için adet dönemi sonrasındaki önemli günler arasında cinsel ilişkiye girmeniz durumunda eğer yumurtlama gününe denk geliyorsa gününüz büyük olasılıkla döllenme gerçekleşecektir.

    3.Hafta: Fizyolojik olarak değil ama biyolojik olarak hamilesiniz. Embriyonun yavaş yavaş rahime girmeye başladığı haftadır. Hormonların yükselişi bu haftadan itibaren yükseliş gösterecektir. Adet gecikmesini fark ettiğinizde testlerle hamile olduğunuzu anlayacaksınız.

    4.Hafta: Adet gecikmesini farkettiniğiniz anda hemen test yaptırabilirsiniz. Bebeğiniz fasulye tanesinden daha küçük ve siz bebeğinizdeki değişiklikleri henüz hissetmemektesiniz.  İleri haftalarda hisseceksiniz, henüz bu mümkün değil.

    5.Hafta: Bu haftada sürpriz haberi almış olacaksınız. Bu haftalarda rahim içine doğru ilerleyen olan amniyo keseciği, özellikle 1 damla kadar kan gelebilecek şekilde rahim duvarlarından geçecek. Bunu hissedebilirsiniz.

    6.Hafta: Hamilesiniz. İlk bulguları görmek için muayeneye gitmeniz gerekiyor. Mutlu gününüzdesiniz. Kesin hamilelik bulguları doktor tarafından ultrason sırasında görülen amniyo kesesi ile netlik kazanacaktır. Hamile olduğunuzu kesinlikle öğrendiniz. Artık eminsiniz ve bir can taşıyorsunuz. Annelik duyguları dediğimiz ruhsal değişiklikleri henüz hissetmiyorsunuz ancak ilerleyen haftalarda fazlasıyla hissedeceksiniz.

    7.Hafta:  Bu haftada özellikle sabahları mide bulantısı yaşayacaksınız. Baş dönmeleri ve halsizlikte olabilir. Bebeğiniz artık yaklaşık 1 cm kuru fasulye büyüklüğünde… Kalp kesecikleri belirlenmeye başlıyor. Henüz kalp atışlarını duyamazsınız.

    8.Gebelik Haftası: Bir önceki haftada olan şikâyetler devam etmektedir. Mide ekşimesi, hazımsızlık da oluşabilir. Bu şikâyetler çok artmadıkça doktora başvurmanıza gerek yoktur. İkinci Ayı doldurdunuz ve üçüncü aya geçiş yapıyorsunuz. Rahiminiz portakal büyüklüğünde ve büyüdükçe siz hissedecek ruhsal – duygusal değişiklikler yaşayacaksınız.

    9.Hafta: Artık bebeğiniz embriyo değil fetüs olarak adlandırılıyor. Kuru fasulyeye benzettiğimiz bebeğiniz bu haftada küçük insan görüntüsünü yakalamıştır. Daha önceki şikâyetlere kasıklarda ağrı şikâyeti eklenecek. Ağrıya bir de kanama eklenirse mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.

    10. Hafta: Bebeğinizin yüzü belirginleşti. Fakat bu hareketleri hissetmeniz için bebeğiniz daha küçük. Ancak ultrason ile görebilirsiniz. Memelerde artan damarlanmaya bağlı oluşan hassasiyet yanında boyutlarında büyüme de belirgin hale gelmeye başlamıştır. Gebelik için tasarlanmış destekli sutyenlerin kullanmanız şikâyetinizin azalmasını sağlayacaktır.

    11.Hafta: Bu haftada tekrar kontrole gitmeniz ve hamilelik dönemi boyunca da doktor kontrollerinizi aksatmamanız gereklidir. Bebeğinizin organları taslak olarak oluşmuştur. Bu haftadan itibaren bebeğiniz yasalar karşısında da birey kabul edilmeye başlandı. Bebeğinizin baş popo uzunluğu 44 milimetreye ulaştı. Bulantılarınız azaldı. İştahınız düzelmeye başladı.

    12.Hafta: Bu haftanın sonunda 3. Ayınızı doldurmuş olacaksınız. Hamileliğin en rahat dönemi 3. ve 6. Ay arasıdır. Çok daha rahat bir döneme girmiş bulunmaktasınız.  Aşerme ve şikâyetleriniz azaldı. Ancak bu haftada diş eti kanaması yaşayabilirsiniz. Bunun için normalde kullandığınız diş fırçalarından daha yumuşak diş fırçaları tercih eteniz önerilir. Bunun dışında bebeğinizin tırnakları uzamaya başlamış diş etlerinde diş yerleri de oluşmaya başlamıştır.

    13.Hafta: Şikâyetler hemen hemen kaybolmuş durumdadır ancak baş ağrısı çekebilirsiniz. İlaç kullanmak yerine biraz istirahat etmek iyi gelecektir. Bebeğinizin boyu poposundan başına 70 milimetreye ulaştı ve sinir sistemi hala gelişmesine devam etmektedir. Hatta refleksleri belirginleşti.

    14.Hafta: İştahınız düzeldi, uyku düzeniniz düzeldi ve diğer şikâyetleriniz bitti denebilecek kadar azaldı. Ancak kabızlık yaşayabilirsiniz. Bol su içmelisiniz, kafeinden kaçmalısınız. Doktora başvurmanız önerilir. Bebeğinizin ses telleri oluşumunu tamamladı. Parmak izleri belirginleşmeye başladı.

    15.Hafta: Bu haftada bebeğiniz yaklaşık 45 gram kadardır. Elinizi karnınıza koyduğunuzda rahiminizi hissedebilirsiniz, karnınız iyice belirginleşti. Bebeğinizin boyu 100 milimetreye ulaştı. Bu haftada bağırsak hareketlerinizi bebeğin hareketleri olarak karıştırabilirsiniz. Bebeğinizin ayak ve elleri ayırt edilebilir durumdadır, ultrason ile görebilirsiniz.

    16.Hafta: Bu haftada biraz şansınız varsa bebeğinizin cinsiyetini öğrenebilirsiniz. Bebeğinizin boyu başından poposuna 110 milimetreye ulaşmıştır. Bebeğinizin emme refleksi olabilir. Bunu ultrasonla görebilirsiniz. Bunun dışında anne adayında belli bölgelerde damarlanma görülebilir. Özellikle beyaz tenli bayanlarda daha belirgindir. Çok aşırı fazlalığı söz konusu olursa doktorunuza başvurmanız önerilir.

    17.Hafta: Bu haftada artık daha rahat kıyafetler tercih etmelisiniz, beliniz kalınlaşmıştır. Bebeğiniz poposundan başına kadar olan boyu 130 milimetreye ulaşmıştır. Bu hafta da bir takım testler yapılır(zekâ testi vb.) Doktor muayenelerinizi aksatmamanız gerekmektedir.

    18.Hafta: Bebeğinizin el ve ayakları artık hareket edebilir. Daha önce hamile kaldıysanız bebeğinizin harekelerini hissedebilirsiniz. Ancak ilk hamileliğiniz ise bebeğinizin hareketlerini hissetmeniz için henüz önünüzde bir iki hafta daha var. Bebeğiniz yaklaşık 180-200 gram ağırlığındadır.

    19.Hafta: Bebeğiniz yaklaşık 230 gram ağırlığa ulaştı ve yüz kemikleri sertleşmeye başladı. Bebeğiniz sizi duyabilir. Onunla konuşun…

    20.Hafta: Bu haftada rahim göbek deliğinizin seviyesine ulaşmış olacaktır. İlk kez hamile olanlar bu hafta bebeğinizin hareketlerini hissedebilirsiniz. Bu haftada bebeğinizin uyku düzeni oluşmaya başlamıştır. 20 dakika ile 2 saat arası değişiklik gösterebilir. Göbeğinizin orta kısmında kahverengi çizgi belirebilir. Bu çizgi doğum yaptıktan sonra kaybolacaktır. Rahimdeki büyüme sonucu göbekte kaşınmalar olabilir. Bol su içilebilir ve ya cilt nemlendiricilerle masaj yapılabilir. Bebeğinizin kilosu yaklaşık 300 gram ağırlığındadır. Bebeğiniz sesleri algılamaya başlamıştır. Onunla konuşun, belki size tepki bile verebilir.

    21.Hafta: Rahim hızla büyümektedir. Onu tutan bağlar gerildiğinden dolayı anne adaylarında kasık ağrılarında artış olabilir. Bu ağrıların idrar yolu enfeksiyonu ile karıştırılmamalıdır. Anne adayı önlem amaçlı bir kadın doğum uzmanına görünerek gerekli tahlil ve kontrolleri yaptırmalıdır. Herhangi bir olumsuz durum erken doğum eylemine neden olabilir. Ayrıca bebeğinizin kıkırdağımsı yumuşak kemik yapısı, hızla kalsiyum ile güçlenmektedir. Kalsiyum içeren yiyecek ve içeceklerle ona yardım edin…

     

    22. Hafta: Bebeğiniz tam bir küçük insan modeli şeklindedir. Kaş ve kirpikleri de gelişimini tamamlamıştır. Uyku uyanıklık periyotları biraz daha düzene girmiştir. Anne adayı, bu hafta itibariyle yediklerine biraz daha dikkat etmelidir çünkü, bebeğiniz bağırsaklarınıza baskı yaptığı için kabızlık durumu muhtemeldir. Lifli yiyecekler ve bol su tüketimi ile bunu atlatabilirsiniz. Aksi takdirde hemoroid kaçınılmazdır.

     

    23. Hafta: Rahim, kadın içerisinde hemen üstte bulunan diyaframa baskı yapmaktadır. Eskiden kolaylıkla yaptığınız işleri yaparken nefes darlığı yaşayabilirsiniz. Bu durum gebeliğin ilerleyen haftalarında daha da artış gösterecektir. Bu hafta itibariyle bebeğinizin hareketlerini daha net bir şekilde hissedebilirsiniz. Hatta karın üstünden de görmeniz mümkündür. Bu durum baba adayı içinde bebeğin hareketleri ile tanışmak için iyi bir fırsattır. Göze rengini veren iris oluşmaya başlamıştır ama henüz bebeğinizin göz rengi belli değildir.

    24.Hafta: Bebeğiniz bu hafta itibariyle 650 gram ağırlığındadır ve neredeyse tüm organları, fonksiyonlarını yerine getirmeye başladı. Bu haftada yaklaşık 6 kilo almış olmanız gerekir. Mide yanması şikâyetiniz olabilir. Doktora başvurup bununla ilgili yapmanız gerekenleri öğrenebilirsiniz.

    25.Hafta: Bu haftada vücudun ağırlık merkezinin değişmesiyle bel ve kasık ağrısı hissedebilirsiniz. Erken doğum tehdidi geçirebilirler. Erken doğum sancısı olup olmadığını doktor söyleyebilir. Fırsat buldukça dinlenmeniz, yürüyüş yapmanız ılık duş almanız, ağır iş yapmamanız önerilir. Bunun dışında bebeğiniz yaklaşık 700 milimetreye ulaştı ve boyu yaklaşık 21 cm metre kadar oldu. İlk kez solunum yapmaya da başlamış bulunmaktadır. Sesinize tepki verecektir. Baba adayı ona dokunarak ve konuşarak iletişime geçmesi çok güzel duygular uyandıracaktır.

    26.Hafta: Bu haftalarda şeker haftalığı taraması yaptırmalısınız. Çünkü eğer bu hastalık fark edilmezse bebeğinizde ciddi bir boyutta sinir ve kalp hastalıkları oluşabilir. Belli tahlil yaptırmayı unutmayınız. Bebeğiniz 23 cm’ye ulaşmış ve 800 gram ağırlığındadır. Akciğer gelişimi hızla devam etmektedir. Bebeğinizin giysilerini almaya başlayabilirsiniz.

    27.Hafta: Bu haftada uykusuzluk çekebilirsiniz.  Yatarken solunum sıkıntısı çekmemeniz için sırt üstü yatmamanız önerilir. Bebeğiniziz akciğer gelişimi hala devam etmektedir. Ayrıca artık sesleri daha iyi ayırt edebilir. Ona müzik dinletebilir, kitap okuyabilirsiniz.

    28.Hafta: Bu haftadan itibaren rahim iyice ağırlaşacağından şikâyetleriniz artacak ve gebelik bitene kadar devam edecektir. Bu haftadan sonra düzenli olarak istirahatten sonra tansiyon ölçtürmelisiniz. Tansiyon yüksek ise doktorunuza başvurmanız gerekir. Bebeğiniz 1000 grama ulaştı ve saçları, kirpikleri, kaşları belirginleşmeye başlamıştır.

    29.Hafta: Bu haftada süt üretiminiz başlayacaktır. Bu değişiklikleri fark edebilirsiniz. Bacaklarınızda kasılmalar olabilir. Küçük egzersizlerle hafifletebilirsiniz. Bebeğiniz ise 1200 gram ağırlığında ve yaklaşık 37 santimetredir. Kendi vücut ısısını ayarlama yetisini kazanmıştır.

    30.Hafta: Bebeğinizin hıçkırık gibi hareketler yaptığını hissedeceksiniz. Hissettiğiniz hareketler bebeğinizin kendisini dış ortama alıştırmasıdır. Bebeğinizin toplam uzunluğu 38 santimetreye ulaşmış bulunmaktadır. Bebeğiniz dış ortamda olan sese, ışığı, olaylara tepki verebilir. Gözyaşı oluşumu başlamıştır ve hala akciğer gelişimi devam etmektedir. Akciğer en geç gelişimini bitiren organdır. Bu yüzden erken doğan bebeklerde solunum sıkıntısı, akciğer yetmezliği bu yüzdendir.

    31.Hafta: Göbek deliğiniz tamamen silinmiştir. Bebek yağı, badem yağı, nemlendirici gibi ürünler doğumdan sonraki çatlakların az olmasına ve şikâyetlerinizin giderilmesinde yardımcı olabilir. Bebeğiniz 1400 gram ağırlığında ve toplam boyu 41 santimetreye ulaşmıştır. Bebeğinizin kemikleri sertleşmeye başlamıştır. Bol bol süt ve süt ürünleri tüketmelisiniz.

    32.Hafta: Bebeğinizin büyümesi için rahimdeki alan daralmıştır. Bu yüzden bebeğinizin hareketlerini daha az hissedebilirsiniz. Doktorunuzun söylediğinden daha az hareket ediyorsa tekrar doktorunuza başvurmanız gerekir. Bebeğinizin toplam boyu 43 santimetreye ulaşmıştır ve 1800 gram kadar ağırdır. El ve ayak tırnakları tamamen çıkmıştır.

    33.Hafta: Bu haftada rahim ağzı doğuma hazırlanmaya başlamıştır. Bu yüzden hafif kırmızı renkte kanamalarınız olabilir. Bu durumda doktorunuza gidip muayene olmanız gerekir. Kanamanız durmazsa sezaryen gerekebilir. Bebeğinizin toplam uzunluğu 44 santimetreye ulaşmıştır. Ağırlığı 1900 gramdır.

    34. Gebelik Haftası: Rahimin ağırlaşması sebebiyle ortaya çıkan bel-kasık ağrısı, mide yanması, bacaklarda şişlik gibi şikâyetlere artan kilolar nedeni ile hareket ederken zorlanabilir ve ya uykusuzluk çekebilirsiniz.  Kafeinli yiyeceklerden kaçınmalısınız. Kısa yürüyüşler yapmalısınız. Ilık bir duş sonrası uykusuzluk probleminiz ortadan kalkabilir. Bebeğinizin toplam uzunluğu  45 santimetre ve ağırlığı ortalama 2100 gramdır. Bu haftadan sonra bebeğiniz hızla kilo alacaktır. Doğum öncesi duruşunu hazırlamaya bu haftada başlayacaktır. Boyun öne doğru bükülmüş, çene göğüs kafesine yaslanmıştır. Bacaklar bağdaş kurar gibi dizlerden bükülmüş, dizler iyice karına doğru çekilmiştir. Kollar da dirseklerden bükülmüştür.

    35.Hafta: Bu haftadan sonra her hafta kontrole gitmeniz gerekir. Bu haftada doğum sancılarınız başlasa bile özel durumlar dışında sancılar durdurulmaya çalışılmaz. Çünkü bu haftadaki bebeklerin çok büyük bir kısmı rahim dışında kendi başına veya çok küçük bir destekle hayatta kalabilecek kadar gelişimini tamamlamıştır. Bebeğiniz ortalama 2500 gram ve yaklaşık toplam boy uzunluğu 46 santimetredir. Bebeğiniz yeni doğduğunda da olacağı gibi neredeyse bütün zamanını uyuyarak geçirmektedir.

    36.Hafta: Bu haftanın başlarında rahim artık en yüksek konumdadır.  Akciğerlere, mideye yaptığı baskı iyice artar. Ama bu haftanın sonlarına doğru anne adayları karınlarının üst taraflarında bir rahatlama hissederler, karınları aşağı doğru yer değiştirmiştir. Artık nefes almanız daha kolay olacaktır ve şikayetlerinizde azalma hissedebilirsiniz. Bebeğinizin ağırlığı 2700 gramdır. Bu haftanın sonunda akciğerde dahil tüm organları fonksiyonlarını yapmaya başlayacaktır.

    37.Hafta: Bu haftada muayeneye gittiğinizde biraz ağrı çekebilirsiniz. Normal doğum pozisyonunda, doğum yolunuzun bebeğiniz için uygun olup olmadığına bakılacaktır. Bebeğiniz toplam 47 santimetreye ulaşmış ve kilosu ortalama 2900 gramdır. Bebeğinizin güçlü hareketlerini hissedebilirsiniz. Her an doğum olabilme ihtimaline karşın bebeğin eşyalarını, geceliğinizi ve ya pijamanızı, fotoğraf makinenizi, diş macunu- fırçanızı, iç çamaşırınızı, makyaj malzemelerinizi, temiz ped gibi ihtiyaçları içeren doğum çantalarını hazır etmeniz önerilir.

    38.Hafta: Bebek hareketlerinde bir sıkıntı hissederseniz en kısa zamanda doktora başvurunuz. Bebeğinizin ağırlığı ortalama 3150 gramdır. Bebeğinizin üzerindeki ince tüyler neredeyse tamamen döküldü. Ne şekilde doğu yapacağınıza karar vermiş olmanız gerekir. Ancak ne şekilde doğum yapacak olursanız olun, bir takım endişeler yaşıyor olabilirsiniz. Yalnız değilsiniz…

    39.Hafta: Bu haftada daha çok ağırlaştığınızı fark edecek dengenizi sağlamakta zorlanacaksınız. Hareketlerinize dikkat etmelisiniz. Bebeğinizin toplam uzunluğu 48 santimetreye ulaştı ve ağırlığı bu haftanın sonunda ortalama 3400 gramdır. Siz ne kadar az hissetseniz de bebeğiniz günde 10 kez hareket ediyor. Rahim içindeki yeri iyice daralan bebeğiniz bir an önce Dünya’ya gelmek için bekliyor.

    40.Hafta: Sancılarınız tuttu ve hastaneye doğru yola koyuldunuz. Hastaneye ulaştığınızda ilk önce doğum salonuna kabul edileceksiniz. Ultrason ile değişiklikler ve durumunuz öğrenilecektir. Bebeğinizin kalp atışları son ağırlığı kaydedilecektir.  Doğum gerçekleşene kadar yaklaşık 20 dakika aralıklarla bebek kalp atışları dinlenir, 1 saat aralıklarla rahim ağzı açıklığı kontrol edilir. Babanın bu sürelerde anne adayının yanında olması moral olacaktır.  Doğum rahim ağzı açıklığı 10 santimetreye ulaştığında gerçekleşmektedir.  Bebeğin başı rahim kasılması sırasında vajenden görülebildiğinde anne adayı doğum masasına alınır. Güçlü ıkınmalar ve kasılmalar ile bebeğin başı vajenden görülür.  Daha sonra bebeği uygun pozisyonlarda nazikçe çekerek tamamen doğmasını sağlar. Ve doğum odası bebeğin sesi ile yankılanmaya başlar. Bebeğin göbek bağı kesilip anne ile temas sağlanır. Daha sonra bebek kurutulup, ısıtılıp temizlenir ve kıyafetleri giydirilir. Bu sırada doktor halen rahmin içerisinde bulunan bebeğin eşini çıkarır.  Sonra vajen tamir edilir. Ve daha sonra bebeğinizle göz göze gelirsiniz. Bebeğiniz artık kucağınızdadır.  Muhteşem bir duygu!

    Eğer bu haftaya kadar doğum gerçekleşmediyse bu haftanın sonunda doğurma olasılığınız çok yüksek.  Doğurmanız 42. Haftada bile olabilir. Bu genelde ilk doğum yapanlarda rastlanan bir durumdur.

    Devamı.. »
  • Göbek Diyeti nasıl yapılır ?

    Hızlı alınan kiloları hızla vermek istemeniz oldukça normaldir. Fakat kimi zaman hızlı kilo verme diyetleri kişilerde ciddi sağlık sorunları yarattığından dolayı sizi risk altında bırakabilmektedir. Bu nedenle hızlı kilo vermek yerine her zaman tercihinizi sağlıklı bir şekilde kilo vermekten yana kullanmanız önemlidir. Hızlı kilo vermek yerine doğal besinler ile kendinizi aç bırakmadan sağlıklı bir şekilde kilo vermek diyet sürecinin de kolay atlatılmasını sağlayacaktır. 

    Nasıl Kilo Verilir?

    Göbek şikayeti olan kişiler için yapılan en uygun diyetlerden biri de yoğurt ve limon ile yapılan diyetlerdir. Fakat bu diyetlerden sağlıklı sonuçlar alınabilmesi için öncelikle egzersizlere önem vermeniz gerekir. Egzersiz yapmadan kilo vermeniz oldukça zor olacağından dolayı öncelikle vücudunuz için uygun olan kilo verme yöntemlerini denemelisiniz.

    Nasıl kilo verilir diye düşünen kişilerden biri de sizseniz eğer öncelikle vücudunuz için uygun diyetleri araştırarak işe başlamanız gerekir. Uygun diyetleri diyetisyen aracılığı ile edinebilirsiniz. Göbek diyeti özellikle göbek yağlarından şikayet eden bay ve bayanlar için yapımı oldukça kolay bir diyettir. Göbek yağlarının yakımı basenlere göre çok daha kolay olduğundan dolayı bu süreci iyi değerlendirmeniz gerekir.

     

    Hızlı Kilo Vermek Sağlıklı Mıdır?

    Kilo aldığınızı fark ettiğinizde artık aynalarda kendinizi çok daha kilolu görme sorunu da başlayacaktır. Bu nedenle hızlı bir şekilde kilo vermeye değil sağlıklı bir şekilde kilo vermeye odaklanmanız gerekir.

    Sağlıklı bir şekilde kilo vermenin yolu egzersizden geçtiğinden dolayı öncelikle uygun egzersizleri yapmaya özen göstermeniz de gerekmektedir. Kendinizi çok yormayacağınız fakat size kalori harcatacak egzersizlerden başlayarak sizlerde kısa süre içerisinde kilo verebilirsiniz. Göbek sorunu olan kişilerin egzersizlerinde göbek çalıştırma hareketlerine daha fazla yer vermesi gerekir. Bu nedenle göbek yağlarından kurtulabileceğiniz egzersizleri yaparken diyet ve yoğurt kürü denemeniz daha kısa sürede sonuç almanızı sağlar.

    Devamı.. »
  • Kolay Kilo Verme Diyeti

    Özellikle Kadınları en büyük sorunu olan kilolar artık erkeklerinde problemi olmaya başladı. Bunun için yüzlerce diyet piyasada dolaşmakta. Her bünyeye farklı diyetlerin uygulanması çok önemlidir. Birbirinin aynı diyetlerden vücudunuzu tanıyarak yaptığınız diyetler daha kalıcı ve sağlıklı olur. Bununla beraber aç kalmadan diyet yapmak önemli bir konudur.

     

    Araştırmalar aç kalınarak yapılan diyetlerin %90 başarısızlıkla sonlandığını bildirmektedir. Zayıflamak için en kalıcı ve sağlıklı diyet yöntemlerinden biri protein diyetidir. Kolay kilo vermeyi sağlarken verdiğiniz kiloları almanızı da zorlaştırır.

    Protein Diyeti Nasıl Yapılır?

    Kolay kilo verme diyeti denilince akla ilk gelen diyetlerden Protein diyetinde kahvaltı çok önem taşımaktadır. Kahvaltıda en az iki adet yumurta tüketilmeli, tercihen haşlanmış olarak. Kahvaltıyı ne kadar iyi yaparsanız gün içinde o kadar tok kalırsınız. Dilediğiniz kadar peynir yiyebilirsiniz ve birkaç dilim yulaf ekmeği yemelisiniz.

    Ara öğünde yulaf ezmesi yiyebilirsiniz. Yemek aralarında badem, ceviz gibi yiyecekleri atıştırma olarak mutlaka tüketmelisiniz. Öğle yemeği için ızgara tavuk, akşam da saat yedinden önce yağsız kırmızı et, tavuk göğsü ya da balık yenmeli. Yediklerinizde yağı en az seviyede kullanacaksınız. Bu diyeti her güne uygulayabilirsiniz. Tavuk ya da diğer et çeşitlerini her gün farklı usullerde pişirerek hem lezzetini almış hem de kolayca zayıflamış olursunuz.

    Kolay kilo verme Protein Diyeti ‘nin Faydaları

    En rahat kilo verdiren diyetlerden olan protein diyeti ‘nde metabolizma daha fazla çalışmaktadır. Proteinin tok tutma özelliği sayesinde uzun süre açlık hissi duymazsınız.

    Araştırmalar protein ağırlıklı beslenen kişilerin uyurken bile kalori yaktığını ispatlamıştır. Ayrıca protein diyeti ile verdiğiniz kiloları almanız çok daha zordur. Protein vücudun ihtiyacı olduğu enerjiyi fazlasıyla karşılamaktadır. Protein oranı yüksek besinlerle beslenenler diğer insanlara göre daha enerjik ve aktif olurlar.

    Devamı.. »
  • Zayıflama Diyeti

    Zayıflama diyeti birçok kilo ile problem yaşayan insanların başlamak isteyip bir türlü başlayamadıkları veya başlayıp kısa bir müddet sonra uygulamayı yarıda bıraktıkları bir programdır. Özellikle diyete başlayıp bir müddet sonra diyeti bırakmak insanları psikolojik açıdan olumsuz etkiliyor.

     

     

    Diyeti uygularken birçok besini yemeyi kesen kişiler diyeti bıraktıklarında yemedikleri günlerden kat kat daha fazla yiyerek hızlı kilo alımına gidiyorlar. Diyetin yarıda bırakılmasının en önemli sebebi vücuttaki hücrelerin doymasını sağlayamamaktır.

    Kişiler kendi kendilerine yaptıkları diyet programlarında bazı besleyici besinleri dahi yemeyi keserler. Buna istinaden vücutta ki hücreler beslenmez ve kişiler sürekli açlık hissi duyarlar. Bu nedenle diyeti bozmaları an meselesidir. Konu doğrultusunda yapılacak ilk şey hangi besinlerin kilo aldırmasına daha yatkınlık verdiği hangilerinin vermediğidir.

    Zayıflama Diyeti ‘n de Besinleri İncelemek

    Zayıflamanın püf noktası kilo alımına ortam hazırlayan gıdalardan uzak durmaktır. Kilo alımına en çok karbonhidrat yönünden zengin gıdalarla şeker tüketimi ortam hazırlar. Öncelikle kilo vermek isteyen kişiler şekerli ve karbonhidrat yönünden zengin besinleri hayatından çıkararak işe başlamalıdır. Bundan sonra ki aşama daha kolaydır.

    Hangi Besinleri Tüketmek Gerekir?

    Besin tüketiminde besleyici olan ve kilo alımına olanak vermeyen gıdaların tercih edilmesine önem verilmelidir. Örneğin: Et, balık tüketmek son derece faydalıdır. Önemli olan bu besinlerin nasıl tüketildiği olur. Balık kızartılarak tüketilmemelidir. Buğulamasını yapmak çok daha sağlıklı olduğu gibi kilo aldıran bir besin değildir.

    Süt içmek diyet listesine dahil edilebilir. Hatta sütlü kahve sevenler şekersiz kahveleri tercih edebilirler. Günde bir avuç ceviz, fındık gibi kuruyemişleri günlerde sırası ile tüketebilirler. Bir gün ceviz tüketiliyor ise diğer gün fındık tüketilebilir. Her sabah bir adet yumurta ve peynir tüketilmelidir. Peynirin bilindiğinin aksine yağlı peynir olması gerekir.

     

     

    Devamı.. »
  • FAYDALI BITKILER ZENCEFIL

    Zencefili birçok rahatsızlıkları gideren bitki olarak tanımamıza rağmen hala yeni yeni faydaları anlaşılmaktadır. Kuru topraklarda yetişen bu bitki her derde ilaçtır. Zencefil bitkisinin faydasını görmek istiyorsanız, bu bitkiyi düzenli olarak tüketmelisiniz. Zencefilin çok faydası olmasına rağmen, halk arasında yayılan tek faydası üşütünce ya da gribe iyi gelmesinde kullanılmasıdır. Aynı zamanda yorgunluğa da ortadan kaldırır. Yıllardır bu bitki üzerinde araştırmalar yapılmış ve gerçekten de zencefil bitkisinin grip ve soğuk alğınlığını gidermesinde etkili olduğu ispatlanmıştır.Bu küçük bitki başta kanser olmak üzere, bir çok derde ilaçtır. Özellikle yumurtalık kanserinde kullanılması tavsiye edilir. Çünkü zencefil bitkisi kanserin oluşturduğu hücrelerin yok olmasını sağlar. Tabii ki, kanser ciddi bir hastalık olduğu için mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerekmektedir. Aynı zamanda kolon kanserini de engellemektedir. Kolon kanserinin hücreleri hızla büyürken bunları durdurması gözlenmiştir. Kanserin tedavisi için uygulanan radyoterapi veya kemoterapi nedeniyle oluşan mide bulanmasını kesiyor.Enfeksiyonu yok eden ve vücuttaki ağrıları kesen, özellikle kemik ağrıları için çok kuvvetli doğal bir ilaçtır.

    1 .Tükettiğiniz gıdalardan dolayı zehirlenince zencefil bitkisini tükettiğiniz takdirde zehiri atmasını sağlayacak.
    2.Çok şiddetli baş ağrıları ve kadınların âdet dönemlerinde şiddetli ağrıları sırasında zencefil bitkisini çay ile tüketebilirsiniz.Aynı zamanda zencefil yorgunluktan ve stresten kaynaklanan unutkanlığı azaltır.
    3.Kalp damarlarında oluşabilecek tutulmaları giderir.

    4.Kanı sulandırır ve temizler.

    5.Antidepresan etkisi vardır, yatıştırır.
    6.İyi huylu kolesterol ve kötü huylu kolesterol olmak üzere kolesterol üzerinde oldukça etkilidir.
    7.Kalp atış ritmini düzenler.
    8.Astım hastalarında solunum düzensizliklerini dengeler.

    9.Bedeninizde oluşabilecek gaz sancılarını ve gaz sancıları sırasında meydana gelen ağrıları yatıştırır.
    10.Diyabetik hastalarda dahil zencefil bitkisi kan şeker oranını normal seviyesinde tutuyor. Diyabet için zencefili ıhlamur, ya da tarçın iletüketilmesi tavsiye edilir.

    Dikkat edilmesi gereken bir nokta:

    Kadınlar hamilelik zamanlarında 8. ve 9. ay içerisinde iken şiddetli kasılmalar yaşıyorlar. Zencefilin hamilelik dönemlerinde TÜKETİLMEMESİ tavsiye edilir.

    Bir önceki yazımız olan Sevgililer Günü Diyeti başlıklı makalemizde özel diyet programı, özel günler için diyet ve sevgililer günü hakkında bilgiler verilmektedir.

    Devamı.. »
RSS